Mahmut Balcı

“Üç kuruşluk dünya için alçalan ve kadim ilkeleri terk eden zayıf karakterli kişilere acımak lazım.” Mahmut Balcı.

Rahmetli Mahmut Balcı’nın son paylaştığı sözlerin bunlar olduğunu söyledi dostlar.

Tanıdığım Mahmut, üç kuruşluk dünya için alçalmayanlardandı ve alçalanlarla arası hiç iyi değildi.
Yaşı kemale ermiş kimselerin ölümü; yakınlarını, tanıdıklarını, dostlarını sarsmayabilir ama henüz en verimli zamanlarında vefat edenler insanı sarsıyor.

Mahmut Balcı’nın vefatı şahsen sarstı. “Hiç beklenmedik anda gitti” denir ya, kendimce bu söze burun kıvırırdım.

Demek ki yanlış düşünmekteymişim. Gerçekten beklenmedik anda gitti. Elbet hepimizin bir sonu vardır fakat insanız işte, hemen kabul etmek kolay olmuyor.

***

Mahmut Balcı’yı yerli-milli yayıncı ve edebiyat çevreleri tanır. Çelebi ruhlu haliyle, sevenleriyle de sevmeyenleriyle de bir arada bulunurdu.

Bildiğini “biliyorum” diye değil, “öğreniyormuş” gibi anlatırdı. Yalnız uzun zamandır, beden dilinde çözemediğim bir muallak duruş görülüyordu.

Sanki sırtında tonlarca sırrı vardı ve bu sırrını kimselerle paylaşamıyor gibiydi. Kalabalıklar içinde yalnız kalmamaya özen gösterse de bakışları “yalnızım”diyordu.

Bu halinin sebebini birkaç kez sormak istedimse de “Boş ver ağabey” diyerek sözü değiştirip, memleketin ve milletin bekasına getiriyordu.

Sırlarını bilemedim ama sancısı, memleket ve millet üzerineydi. Ona şahitlik ederim. İmanının bütünlüğüne, samimiyetine, iyi niyetine şahitlik ederim.

***

Dosta dost olmayı, dosta dostluğunu göstermeyi hep bilmiştir. Rahmetli valilerimizden Recep Yazıcıoğlu’ndan söz etmeye pek çok insan çekinirken, o kitabını yayınlamıştı.

Yine rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu’na vefasını gösteren ilklerdendi. İnandığı davaya hesap kitap yapmadan doğrudan varan birisiydi.

Bunları sağlığında söylemek gerekirdi. Sorsalardı söylerdim fakat Azrail’in ensemizde gezmesine rağmen, kimse tanıdıklarına ölümü konduramadığı için, Mahmut Balcı’nın da birden bire aramızdan ayrılacağını akıllara getiremedik demek ki!

Mahmut’a göre memleketin ve milletin bekasının yolu ailevi değerlerin yaşanmasından geçiyordu. Bu hususta son yıllarda ciddi çalışmalar ve çabalar göstermişti.

Kendi imkânlarıyla kitap hazırlamıştı. Küçük küçük notlar hazırlayarak, dostlarına dağıtır ve herkesin bu konuda bir şeyler yapması gerektiğini ısrarla söylerdi.

Bir ara İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde bu meselenin üzerinde titizlikle durarak çok faydalı çalışmalar yaparken, Esenler ilçesinde bir okula tayin edildi ve çalışmalarını orada sürdürdü.

***

Ezcümle:

Mahmut için insana, iyiliğe, güzelliğe, doğruya hizmetin saati, yeri, yurdu olmazdı. Onun için insanoğlu her yerde irfani bilgi ve eylemlerle donatılabilirdi.

İdeal ve ideolojisini bu minval üzere vazife bilip, ahiret azığını omuzundan hiç indirmediği çantasına doldurmaktaydı.

Evet, aramazdın bir dost daha eksildi. Üç kuruşluk dünya için alçalmanın insana yakışmayacağını söyleyerek gitti.

Rabbim rahmetiyle kuşatsın. Ruhu için El-Fatiha.

Hüseyin Öztürk / Yeni Akit Gazetesi, 14 Ocak 2019

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir