Şiraze Dağıldı, Toplayan Yok!

Gün geçmiyor ki sebepsiz yere bir insan öldürülmesin, çocuk veya hayvan zarar görmesin.

Cinnet hali bu olsa gerek.

Sosyologlar, filozoflar, psikiyatrlar ve psikologlar bunun sebebini araştırmalılar, belki de araştırıyorlardır. Sonuçlar paylaşılırsa bilgileniriz.

Sebeplerden biri ve en önemlisi, bence, DİN olgusunun içinin boşaltılmış olmasıdır. Din’in hiçbir yaptırım, caydırıcılık, özendirme veya korkutma yoluyla düzeni sağlama gücü kalmamıştır insanlar nezdinde. Katolik Hristiyanlar gibi oldu toplumun dine bakışı. Halbuki bizler, kimsenin görmediği yerde bile bizi gören, hesaba çekip ceza veya mükâfat verecek olan bir Allah’a, Allah’ın hesap gününe iman etmişizdir. Hiçbir canlıya bilerek zarar vermeyiz. Hiçkimsenin hakkını gasp etmeyiz. Parasını çalmayız. Eşini ayartmayız. Canı Aziz biliriz. Malı hak bilir, kimsenin hakkına tecavüz etmeyiz.

Aldatan bizden değildir, diyen bir peygamberin ümmeti olduğumuzu bilir, bu şerefli aidiyeti zedeleyecek her türlü aldatmacadan uzak dururuz. Başımıza ne polis dikmeye gerek var ne de bekçi. Biz, başkasının malına kendi malımız gibi sahip çıkanlarız.

İşte, din bağı ile bunları bu kadar rahat sağlayabiliyorken, kim ve neden bu inancımıza sekte vurdu?

Kimin ne gibi hesabı var?

Niçin televizyonlarda insanları bu yolda eğitmek amaçlanmaz da yoldan çıkarmak için sanki her yol denenir?

Hadi insanlar cahiller, bilgisizler ( bilgiye ulaşmanın bu kadar kolay olduğu bir çağda bu bahane kabul edilemez) kanun yoluyla âsâyiş niçin sağlanmaz? Toplum huzursuz oldukça toplumsal sağlığını da kaybeder. Şimdi biz böyle bir durumda mıyız?

Dünya cenneti olan vatanımızda huzurla yaşamak istiyoruz. Başımızdaki yetkililer acilen bunu sağlamak üzere kolları sıvamalıdır. Bir yandan değerler eğitimine ağırlık verilmeli diğer yandan en ağır yasalar çıkarılmalıdır. Katile, tecavüzcüye asla müsamaha gösterilmemeli, en ağır cezaya çarptırıldıkları sakat zihinlere iyice yerleştirilmelidir. Caydırıcılık önemlidir.
Bu ay 39 kadın öldürüldü, cümlesinin öznesi olmak istemiyoruz.

Kim ister ki?

Nurhayat Örencik

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir